Röportaj: Ziya Demirel, Prag Film Okulu Mezunu, Ödüllü Yönetmen

Röportaj: Ziya Demirel, Prag Film Okulu Mezunu, Ödüllü Yönetmen


Ziya Demirel, 2 Eylül 1988’de Adana’da doğdu. Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Prag Film Okulu’nda senaryo ve yönetmenlik eğitimi aldı.
2012 yılında Prag Film Okulu’nda okurken çektiği filmlerden biri ise EVICKO. 2015 yılında düzenlenen 68. Cannes Film Festivali’nin Kısa  Metraj Film dalında 
4. kısa filmi olan SALI filmi, 4555 film arasından seçilen 9 filmden biri olarak Altın Palmiye ödülü yarıştı.ziya_demirel_cekturk_roportaj_prag_film_sinema_okulu

Biz de röportajımız sayesinde hem kendisini daha yakından tanımak, ayrıca sizlere gururla tanıtırken, biraz da ilham vermek istedik.

1. Kısaca kendinizden ve eğitim hayatınızdan bahseder misiniz?

Lisede sinema, edebiyat ve tiyatroyla ilgileniyordum. Tiyatroyu lisede pratik olarak yaptım. Lisede edebiyat, tarih gibi dersleri sevmezdim. Bu sebeple daha sayısal bir eğitim almak istedim. Bunun daha doğru olduğunu düşündüm, matematiği de severdim. Önce bir mühendislik okuyayım, sonra sinemayla ilgilenebilirim diye bir plan yaptım.  Galatasaray Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği bölümüne girdim, sanırım ilk dönemin ortalarında yapamayacağımı düşünmeye başladım. Kendimi ilk iki yıl tiyatro çalışmalarına verdim.

2. Film endüstrisine sizi iten neydi? Bu hep yapmak istediğiniz bir şey miydi, ilginiz olduğunu ne zaman fark ettiniz?

Tüm bu yukarıda bahsettiklerimin sonrasında sinemayla ilgili de bir şeyler yapmak istedim ve tiyatrodan arkadaşlarla iki kısa film çektik. Bunlardan bir tanesini – Filmin Adı-  festivallere yolladım ve bir mansiyon ödülü aldı. Buradan cesaretle sinema okumaya karar verdim.

Ziya Demirel’in arkadaşları ile birlikte çektiği “Filmin Adı” filmini aşağıda izleyebilirsiniz:

3. Neden Prag Film School’u seçtiniz? Prag’da film okumanın ve sektörünün avantajları nelerdir?

Kuzenim Deniz Tan, Prague Film School’da okumuştu, pratik ve bir yıllık bir okul olduğunu söyledi, 4 yıllık mühendislik eğitiminden sonra uzun süren bir eğitim istemiyorum, bu sebeple ben de Prag Film Okulu’na gitmeye karar verdim.

prag_film_okulu_cekturk_ceskoturecko

4. Çekya’da değil de farklı bir ülkede böyle bir eğitim almış olsaydınız, sizce neler değişirdi? Prag’ın yaratıcılığınız üzerine etkileri nelerdir?

Her farklı ülke, şehir farklı sonuçlar doğururdu diye düşünüyorum. Prague Film School‘da ister istemez Çek kültüründen çok farklı ülkelerden gelmiş bir çeşitliliğin oluşturduğu bir kültür baskın oluyor. Tabi bu kültürün içinde de daha baskın olan kültürler oluyor.  Görüntü yönetmenliği derslerinde ki benim çok almadığım dersler bunlar, bu durum biraz farklı olabilir çünkü oradaki eğitmenler genelde Çek Görüntü Yönetmenleri. Ama tabi bunun dışında, yani okuldan bağımsız olarak şehirle, bir gezgin olarak kurduğun bir ilişki oluyor, bu hissin okurken farkında pek değildim ama son ziyaretimde sokaklarda, nehrin üstündeki parkta dolaşırken o hissi tekrar hatırladım. Şimdi de aslında kelimelere dökmekte zorlanacağım bir his, ferah bir his. Bununla beraber asıl yaratıcılığın geçici olarak bir yerde kalmanın verdiği histen geldiğini düşünüyorum. Bir aitsizlik hissi. Bunu olumsuz ya da olumlu bir şey olarak söylemiyorum ama bir tür canlılık veren bir his o. Belki bu yaratıcılığı tetikliyordur.

5. Salı ve Evicko kısa filmlerinizde esinlendiklerinizden ve vermek istediğiniz mesajlardan kısaca bahseder misiniz?

Evicko, Anton Çehov’un Anita isimli öyküsünden hareketle yazıldı. Öykünün üç karakterinden ikisini ele almıştım. Daha farklı bir zaman ve ilişki haliyle.

Prag Film Okulu’nda okurken çektiği Evicko kısa filminin tamamı aşağıdadır:

Salı, ortak senaristim Buket Coşkuner’in bir anısından hareketle yazıldı. Temas ve hareketle ilgili bir film yapmak istiyordum, Buket’le senaryoyu bu şekilde tekrar yazdık.  Genelde sinemada ya da tiyatroda bir mesaj vermeye çalışmıyorum. Bir mesaj alan olabilir tabi ama benim filmleri yaparken belirlediğim bir mesaj olmuyor, sorular oluyor daha çok, bu iki filmde de bunlar beden ve ikili ilişkiler üzerineydi.

Ziya Demirel’in yönettiği, 68. Cannes Festivali’nde Kısa Film dalında Altın Palmiye ödülüne aday olan Salı filminin posteri:

Salı_Poster

6. Çektiğiniz filmlerde kendinize özgü bir tekniğiniz var mı?

Özel bir teknikten bahsedemem. Ama çok mesafeli olmayıp bir yandan da duygulara kapılmamayı önemsiyorum. Bunun teknik olarak karşılığı nedir tam bilemiyorum. Belki herhangi bir duyguyu beslemek adına müzik kullanmamaktan bahsedebilirim ama bu da bir gün değişebilir.

7. Cannes Film Festivali’nde Salı filminizle Kısa Film dalında Altın Palmiye ödülüne aday gösterilmeniz size nasıl hissettirdi? Bu başarının sırrı nedir?

Doğal olarak sevindirdi, filmi çok kişi gördü, ondan sonraki festival yolculuğu da iyi oldu. Bu Salı için sevindirici bir durum. Başarının sırrı diye bir durum olduğunu düşünmüyorum, bir yerde bu coşkuya kapılmamak daha iyi, bu biraz zor bir durum, yani söylendiği kadar kolay olmayabiliyor, ama böyle olmadığı sürece devamlılık olmuyor.

Ziya Demirel’in yönettiği, 68. Cannes Festivali’nde Kısa Film dalında Altın Palmiye ödülüne aday olan Salı filminin fragmanı:

8. Son olarak film üzerine eğitim alacak ve Prag Film School’da okuyacak olan özellikle Türk öğrencilere ne söylemek, ne tavsiye etmek istersiniz?

Özel olarak Türkiye’den sinema eğitimi almak isteyenlere bir şey söylemekle ilgili bir hissiyatım yok açıkçası. Bunun dışında ücret ödenerek gelinen bir okul sonuçta, ben ne kadar bir şey söylesem de böyle bir durum olduğu gerçeği var. Hata yaparak öğrenmek önemli bir şans, bu şekilde öğrenebilinen her yer iyi okul olabilir.  ziya_demirel_cekturk_prag_film_okulu

Kendisine başarılar dileriz ve adını duymaya devam edeceğimizden eminiz.

Çek Cumhuriyeti’nde film / sinema / oyunculuk eğitimi hakkında detaylı bilgi ve kayıtlar için bizimle iletişime geçebilirsiniz:
info@cekturk.com
+420 775177364