Çekya Kamp ve Vltava Kano Tatilimiz

Çekya Kamp ve Vltava Kano Tatilimiz


Geçtiğimiz hafta sonu 3 çift arkadaş olarak, hatta çocukluk arkadaşım canım Burcu’m ve eniştem Ozan‘ın taa Almanya’dan aramıza katıldığı, Prag’daki Türk arkadaşlarımız Dilvin(ku:) ve Erman ile beraber unutulmaz (ve şimdiden her yıl gelenekselleştirmek istediğimiz:) bir Çekya kamp ve Vltava kano tatili yaptık. Aslında Cuma ve Pazartesi kırdıysak da, yine de yetmedi, yetemedi. Doğa, spor ve tabii ki güzel arkadaşlar, dostlar insana her zaman ilaç gibi geliyor ve insan hiç bitmesin istiyor.

Biz Vyšší Brod – Zlatá Koruna arası yaklaşık 50 kilometrelik mesafeyi kano ile 2,5 günde, Vltava Nehri üzerinde etrafı geze göre, her gece başka yerde kamp yaparak gitmeyi tercih ettik. ČeskoTurecko Instagram hesabımızda paylaştığımız Vltava kano ve kamp fotoğrafları sonrasında, sizlerden gelen soruları da cevaplamak ve böyle bir deneyimi (eğer doğa ve spor seviyorsanız) yaşamanız için ÇekTürk blogumuza bir yazı yazmaya, kano ve kamp anılarımızı paylaşmaya karar verdim! Çekya kamp ve Vltava kano tatilimiz ile ilgili tüm detaylara, aşağıda yer vermeye çalışacağım.  Sorularınız ve merak ettikleriniz, Çekya / Prag gezi istekleriniz için her zaman bize ulaşabilirsiniz: info@cekturk.com

1. Gün (1.6.2018 Cuma): Prag’dan Kamp Alanı Vyšší Brod’a Ulaşım ve İlk Kamp Gecemiz

Cuma günü saat 15:30’da Prag Ana Tren İstasyonu‘ndan (Praha Hlavní nádraží) Vyšší Brod’a trenimiz vardı. İnanılmaz dolu olan trende (Hint treni gibi:) yerimizi nihayet bulduktan sonra, bizim için doğaya yolculuk başlamıştı!  Yolda ise birbirine Slivovice ikram eden Çekler, devasa kovadan paylaşımlı kokteyl içen arkadaş grupları vardı. Prag’dan direkt tren olmadığından, České Budějovice ve Rybník’te iki aktarma yaparak ilk kamp alanımıza ulaştık.

 

İlk kamp alanımız Vyšší Brod‘a ulaştığımızda saat 19:30 gibiydi ve kamp alanı oldukça doluydu! Öğrenci grupları da vardı, bizim gibi arkadaş grupları da. Şansımıza hava Haziran ayında 21:00 – 21:30 arası karardığından, çadırları kurmak için bolca vaktimiz vardı.

Yeşilliklerin üzerine çadırları kurduktan sonra biraz etrafı gezindik, bir şeyler atıştırdık. Serinleyen havada ateşimizi yaktık, çayımızı yudumladık ve ateş başında Çekçe şarkı söyleyenleri dinledikten sonra, mis gibi bir uyku çekmek üzere çadırlarımıza girdik…

Bu seneki kampın şarkısı bu oldu çünkü hemen hemen her gittiğimiz kampta, ateşin etrafında, Matuška’nın komünizm zamanında yasaklı (ülkeden kaçmıştı), sonrasında ise patlama yaşayan bu şarkısı söyleniyordu:

2. Gün (2.6.2018, Cumartesi) : Vyšší Brod’dan Kemp Branná’ya Kano ile 21 Kilometre Yolculuk

Vyšší Brod Kampı’ndaki ilk sabahımızda, sabahın 7:30’unda DOBRÉ RÁNO, KONTROLA STANŮ sesi ile uyandık! 🙂 Kamp alanına akşam geç gittiğimiz için, ödememizi sabah yapmamız gerekiyordu da. Bu kampa 2 kişilik çadır başı 270 CZK ödedik.

Aslında ben saat 5:30’ta inanılmaz güzel kuş sesleri, resmen doğadan bir konser ile uyanmıştım. Hiç bu kadar yoğun ve resmen konser gibi kuş sesleri ile uyanmamıştım! Biraz fotoğraf çektim, Instagram hesabımızda paylaştım ve kontrolcü amcalar gelene kadar tekrar uyudum…

Saat 8’de ise söz verdiğimiz gibi, kanolarımızı almaya, önceden anlaşıp depozito verdiğimiz CESTA Sport firmasından almaya gittik. (Çekçe’nin yanı sıra, genellikle İngilizce veya Almanca konuşan firmalar var.) Bu arada kanoların yanı sıra, rafting ve şişme kanolar da mevcut. Biz üç klasik tarzda, Samba markalı kano kiraladık ve her kanoda iki kişiydik. Şansımıza CESTA Sport firmasında sadece üç kişilik kanolar kalmıştı ve hem daha stabil hem de daha uzun olduklarından, “çılgın” Vltava’yı ve “jez”leri (set) alabora olmadan atlattık diye düşünüyorum! 🙂

  

21 kilometre için 4 saatlik kano mesafesinde diyorlar ancak aralıksız, nefessiz kürek çekmek gerekmekte. Biz ise stressiz, keyifli, yeri geldiğinde kanomuzda piknik, yeri geldiğinde kanoları birbirine bağlayıp, bir yerlerde durarak, keyif yaparaktan ilerledik… Dolayısıyla bizim kano yolculuğumuz 6 saatten fazla sürdü. Akşamüstü biraz yağmurlu idi, doğa ise daha da bir mükemmeldi. Yeşillik zaten başımızı döndüren cinstendi!

Nehir üzerinde bir de bu tarz barlar / duraklar vardı! Kano ile yanaşıp, içeceğinizi yudumluyor, soluklanıyor, biraz da iki lafın belini kırıp, yola devam ediyorsunuz. Bizce kanocular için mükemmel bir konsept!

Rožmberk Kalesi‘nin oraya geldiğimizde yağmurlu olduğundan, girmeyip devam ettik… Sağdaki fotoğrafta ise, en az 8 kanonun birbirine bağlandığı bir öğrenci grubunun fotoğrafını görebilirsiniz! 🙂

 

Çekya’nın en iyi kampı seçilen Kemp Branná‘ya vardığımızda saat 18:00’i geçmişti bile. İlk iş kanoları karaya çekip, birbirine bağlayıp kilitledikten sonra, çadırlarımızı bir düzlük bulup, nehre yakın bir yere kurduk. Grubumuzun yarısı nehirde duş almayı seçti, çünkü burada su temizceneydi. 🙂 Sonrasında ise Prag’dan kamp kısmı için aramıza katılan Fetie ve Marek ile birlikte, restoranda smazeny syr (fried cheese) ve gulaş yedik. Aslında ne yediysek çok güzeldi!

Geceleri serin olduğu için ateşimizi yaktık, daha çok sıcak içecekler çay içtik. Yanına Fetie’nin yaptığı poğaça ve kekler müthişti! Buradan da tekrar ellerine sağlık Fetie! 🙂

3. Gün (3.6.2018, Pazar) : Kemp Branná’dan Český Krumlov’a 18 kilometrelik kano yolculuğumuz ve Český Krumlov’da Kamp

Pazar kahvaltısından sonra, kamptan son ayrılan “assolistler olarak” 11:00 gibi yola çıktık. Dilvinku ve ben, böyle “lüks” bir kamp bulmuşken, ileride bizi nasıl kamplar beklediğini bilemediğimizden duşumuzu almaya karar verdik. Duş 20 CZKlık, resepsiyondan aldığınız bir jetonu atarak çalışıyor, “stop / continue” tuşu var ve bu sayede 3 dakikalık suyunuzu “dilediğinizce” kullanabiliyorsunuz! 🙂

  

Çekya’nın müthiş doğasının, yemyeşilliklerin içinde, hatta nesli tükenmekte olan sinek ve böceklerin, masmavi kelebeklerin içinden geçtikten sonra, yavaş yavaş binalar (hatta bir kağıt fabrikası!) ortaya çıkmaya, hostel ve restoranlar belirmeye başladı.

  

Ancak hayranlıktan nefesimizin kesildiği an, karşımızda Český Krumlov Orta Çağ kasabasının belirmesi oldu! (Her şehri / kasabayı hatta doğayı bile sudan görmek bence apayrı bir hava katıyor…) Tabii ki Český Krumlov, kendine yaraşan bir tarzda, bizi bir jez (set) ile karşıladı! İşte aşağıda JEZ:

Bu adrenalin dolu ve çok eğlenceli “jez”lerden dolayı sırılsıklam olmuştuk ve bu nefis Orta Çağ kasabası Český Krumlov manzarasının tadını çıkarmak istiyorduk. Vejeteryan, kale manzaralı bir restoranda üstümüze kuru şeyler giyip, atıştırdıktan sonra, kampa vardığımızda saat 21:00 olmuştu bile! Hava kararmadan hızlıca çadır kurduk.

 

Bu kampın ismi Kemp Krumlov ve Český Krumlov merkezine sadece 20 dakika yürüme mesafesinde, yani Český Krumlov ‘a en yakın kamp burası! Kasabadan önce olan kamp Nové Spolí ise Krumlov’a daha uzak ve devasa bir kamp. Biz daha yakın olsun ve ikinci gün kanolarımızı teslim edeceğimiz, CESTA firmasının Zlatá Koruna destinasyonuna kolayca yetişelim diye burayı seçmiştik.

Nefes kesen Česky Krumlov Kalesi’nin gündüz ve gece görünümü:

  

Česky Krumlov blog yazımız için tıklayınız.

4. Gün 4.6.2018, Pazartesi: Česky Krumlov’dan Zlatá Koruna’ya 12 kilometrelik ve Prag’a (hatta Almanya’ya:) dönüş

Üçüncü kano günümüzde, ilk defa bu sabah çok disiplinli ve dakiktik! 7:30’ta uyanıp, kampın restoranında ayıp demesi yumurtalı, sosisli, çaylı pazar gününe yaraşır cinsten kahvaltılarımızı ettikten sonra, 9:30’ta kanoda, tekrar sudaydık!

Acelemiz olduğundan, kollarımızda güç kalmamış olsa bile, 2 saatte 12 kilometreyi yapmayı başardık! Yeri geldi 3 kanoyu birbirine bağladık, ortadaki çift keyif yaptı, diğerleri küreklere deliler gibi asıldı.

En güzel doğanın ise bu yolda olduğunu söyleyebiliriz. Pazartesi günü olduğundan ve birçok kampçı Pazar akşamı şehirlere geri döndüğünden, Vltava Nehri adeta bize özeldi!

Zlatá Koruna CESTA’ya vardık ve her şeyimizi (kanolar / variller / kürekler / can yelekleri) oraya bıraktık, yine kuru giysilerimizi giyip. Rájov’dan otobüs ile yaklaşık 30 dakikada  České Budějovice’ye, Prag otobüsümüzün kalkacağı otobüs durağına ulaştık. 14:40’ta České Budějovice’den Prag’a direkt Regiojet otobosümüz vardı. Prag’da vardığımızda saate 17:00 gibiydi.

Şehre dönüş benim için her zamanki gibi hüzünlü ve betonluydu… Burcu ve Ozan’ı Almanya’ya yolculadıktan sonra da iyice hüzün çöktü… Şimdiden Whatsapp grubumuzda seneye için rafting planları, yeni kamp aksesuvarları vs. konuşmakta ve şimdiden sabırsızlanmaktayız!

Başarılı kanoculardan Burjum, Ozanı, Dilvinku, Erman; bize kamp için katılan sevgili Fetie ve Marek, ve tabii ki organizatör Milanku’ya çoook teşekkürler! Her sene bu tatili tekrarlamak dileğiyle… 🙂

Öncelikle temel “vodák” terimleri ile başlayalım:

  • Vodák / Vodáci : Kürek çeken / Kürek çekenler (Yani bu tatile çıkıyorsanız, size de artık bir “vodák”sınız!
  • “Ahoooooooj!” : Kanocu selamı
  • Barel: İçine TÜM eşyalarınızı koyduğunuz, sığdırmak zorunda olduğunuz kapaklı su geçirmez (mi bilinmez) variller.
  • Háček: Kanonun ön tarafında oturan kişi.
  • Zadák: Kanonun arka tarafında oturan kişi.
  • Pádlo, padlovat: Kürek, kürek çekmek
  • Kánoe : Kano

 Vltava Nehri’nde Kano – Önemli Bilgiler ve Kurallar:

  • Kanocular birbirine “AHOOOOJ” diye seslenir. yani artık nehir üzerinde yoldaş olmuş, seni beni sizi kalmamıştır bu işin… Normalde “Dobrý den” diyeceğiniz Çekler’e uzatarak “AHOOOOJ” demek nehir üstünde adettendir.
  • Minimal olun! Zaten her şeyinizi su geçirmemesi için 50 litrelik bir varile sığdıracağınızdan, çok da fazla seçeneğiniz yok. 🙂 Biz varillerin içine ayrıca kalın çöp poşetleri ile takviye yaptık. Variller kiralanıyor.
  • Genellikle çizgili, denizci tshirtleri giyilir. Dilerseniz, siz de edinebilirsiniz.
  • Jezlerde (jez:set) dikkatli olun. Vltava Nehri örneğin Sazava nehrine göre biraz daha “çılgın”. Bir çok JEZ (set) mevcut. Bizim yaklaşık 50 kilometrelik yolumuzda 10 tane jez vardı ve en çok adrenalini burada yaşadık! Bazı jezlerde kanonuzu elinizde taşımanız gerekir, zaten öncesinde uyarılar vardır. Hatta kendinize güvenmiyorsanız ve tecrübeniz yok ise, tüm jezlerde elinizde taşıyabilirsiniz… Önce güvenlik! 🙂
  • Jezlerden önce mutlaka kanoyu parkedip insanlar nasıl geçiyor, riskli mi değil mi bakıp öyle geçin. En azından biz öyle yaptık. Bu setlerde mutlaka size gösterilen rotadan gitmelisiniz, diğer taraflar riskli ve 90 derece açılı olabilmekte.
  • Can yeleği giymeniz şart! Can yeleği kiralanıyor, aynı kürekler gibi.
  • Vltava Nehri’nin bu kısmı suyun genelde dizinize bazen de göbeğinize kadar geldiği yerlerdir. Yani çok derin yerlerine, en azından biz rastlamadık! Bu konuda rahat olabilirsiniz…
  • Genellikle (en azından bizim kaldığımız ve yukarıda bahsettiğimiz) kamplar tesis gibi, yani mutlaka paylaşımlı duşu, paylaşımlı tuvaletleri ve en az bir cafe / restoranı olan yerler.
  • Kendi çadırınız yoksa, kampların bungalovlarında da ön rezervasyon yapmak koşulu ile kalabilirsiniz.
  • Günübirlik de kano / rafting kiralamak mümkün…
  • Mutlaka tüm eşyalarınızı iplerle kanoya bağlamalısınız ki, alabora olduğunuzda eşyalarınız nehirde sürüklenip gitmesin. (Tam önümüzde böyle bir kaza denk geldi ve her şeyleri nehrin bir tarafına savruldu. Sonra neyse ki diğer kanocuların yardımcıyla bulundu ve kendilerine teslim edildi.)
  • Küreklerinizi ne olursa olsun, alabora anında bile ASLA bırakmamalısınız, aynı şekilde nehirde sürüklenip gidebilir.

Kanoda “Háček” ve “Zadák” ve Görev Paylaşımı:

  • Kanoda öndekine háček (aslında “kanca” demek), arkadakine zadák (arka / kıç) denir ve kanoda farklı görevleri vardır.
  • Arkadaki her zaman kanoya yön veren, kontrol edendir. Kano zigzag değil de dümdüz gidiyorsa, bu arkadakinin başarısıdır.
  • Öndeki kişi ise her zaman kanoyu park ettirdiğiniz esnada ipiyle ağaca veya taşa vb. bağlayan, kanodan ilk inen kişidir. Kanoya hız veren, resmen motorudur! Genelde kızlar önde, erkekler arkada olur, güce bağlı olarak. Öndek kişi, park yerinden hareket ederken de kanoyu bağlı olduğu yerden çözüp, en son binmelidir.
  • Hep bir tarafa pedal yapmayın derim ben, değişimli dönüşümlü yapın ki hem hep aynı koluuz ağrımasın hem de kaslarınız eşit olsun. 😉

  

Vltava Nehri üzerinde, kanoyla bizim izlediğimiz yolu da içeren haritayı aşağıda detaylıca görebilirsiniz. (Biz Vyšší Brod’dan Zlatá Koruna’ya yaklaşık 50 km. kano ile 2 buçuk günde gittik.)

Yanınıza Almanız Gerekenler ve Önerilerimiz:

  • Çadır: Eğer kamp alanında bungalov kiralamıyorsanız, çadırınızla gitmeniz şart.
  • Mat (karimatka): Çadırın altına, uyurken ıslanmayın diye sermek üzere.
  • Uyku tulumu: Battaniye ile yatarım ne olacak demeyin, uyku tulumu tam da soğuk kamp akşamları için!
  • Yağmurluk / isterseniz şemsiye: Her türlü hava koşuluna hazırlıklı olmalısınız!
  • Terlik veya sandalet : İlla kapalı ayakkabım da olsun yanımda derseniz, spor ayakkabı
  • Kalın giysiler: Akşamları nehir kenarı serin oluyor, mutlaka sweatshirt / eşofman vb. kalın şeyler alın….
  • Su geçirmez çanta (opsiyonel) : Her seferinde barili açıp da içinden bir şey almak zor olabilir. Özellikle telefon / cüzdan / kimlik pasaport gibi belgeleriniz için daha küçük olanından alabilirsiniz. Biz bu tür eşyaları satan bir spor mağazından aldık ve çok büyük faydasını gördük. Çok pratik oldu!
  • Kettle / su ısıtıcı: Bizim için olmazsa olmazdı! Annemin son gün hatırlatması ile evdeki minik elektrikli cezveyi çantama attım. Bu sayede sabahları ve akşamları çayımızı kahvemizi keyifle içebildik.
  • Bozulmayacak atıştırmalıklar: Yanınıza sandviç, konserveler, minik (erimeyecek) yiyecekler alabilirsiniz. Özellikle kano üzerinde hayat kurtarabiliyor!
  • Power bank: Telefonumu illa sürekli kullanıcam diyorsanız, ve şarjımı yettiremem diyorsanız şart.
  • Küçük boy saç kurutma makinası:  Hava sıcak olursa gündüzden duşunuzu alabilir ve güneşin altında kurutabilirsiniz ancak ya olmazsa?
  • Travel size / küçük boy kozmetikler: Ve bunları da poşetlere sarın mümkünse, akmadığından emin olun.
  • Mayo – havlu: Vltava’da yüzmek istemeseniz bile, illa ki jezlerden geçerken ve kanoda ıslanacaksınız. Yağmur ihtimalini de göz önünde bulundurun.
  • Termos: Özellikle suları serin tutmak ve kanoda bol bol güneşin altında içebilmek için
  • Yumuşak / katlanabilir çanta : Sert bavul kesinlikle almayın, spor çantası veya sırt çantası gibi kolayca katlanıp barilin içine girebilen çantalar olmalı!

   

Umarız Çekya kamp ve Vltava kano yazımız hoşunuza gitmiştir. Siz de doğanın içinde, teknolojiden uzak, Çekya’nın yemyeşil mis gibi doğasında, bugüne kadarki tüm tatillerinizden çok daha farklı bir tatil yapmak isterseniz, kesinlikle tavsiye ederiz! Böyle minimal ve doğanın içinde, teknolojiden uzak tatiller sayesinde, aslında günlük hayatta ne kadar az şeye ihtiyacımız olduğunu, doğa ve dostluğun yettiğini arttığını görüyoruz. ❤❤❤

  

Sorularınız ve tüm Çekya / Prag gezileriniz için iletişim:
info@cekturk.com