Edebiyat ve Kafka Aşkı ile Sezin Prag’da

Edebiyat ve Kafka Aşkı ile Sezin Prag’da


Neden Prag’dayım? Yoksa Kafka Prag ilişkisinden dolayı mı?

Hepimizin olduğu, olmak istediği ve olması gereken yerler var. Günlük hayatın koşturmacasına dalınca bazen olmak istediğimiz yerleri, olduğumuz yerlerden çok çok uzaklarda sanıyoruz. Aslında hayallerimizin gerçekliğimize dönüşmesi çok kolay! Benim Prag yolculuğum da işte böyle başladı. Hayallerimi gerçekliğime dönüştürmek adına attığım minik adımlarla…

Prag Maceramda Kafka ve Kundera Etkileri

Bu süreçte en önemli yol göstericilerim doğru zamanda okuduğum doğru kitaplar oldu diyebilirim. Evet, ben de edebiyat tutkusuyla Prag’a gelenlerden biriyim! Tezer ÖzlüKafka, Milena ve Milan Kundera bu yol boyunca beni hiç yalnız bırakmadılar. Yaşadığım hayatı okuma gayretinde oluşum, karşılaştığım her tesadüf görünümlü gerçekliğin alt anlamlarını aramaya itti beni. Bu kitaplarla karşılaştım çünkü Prag’a gitmem gerekiyormuş dedim hep kendime. İyi ki de bu işaretleri takip etmişim.




Her şey Tezer Özlü’nün Yaşamın Ucuna Yolculuk adlı kitabını okumamla başladı. Bu kitabı okuduktan sonra artık emindim. Bir gün ben de sevdiğim yazarların peşinden onların yaşadıkları şehirlere gidecektim, içten içe biliyordum bunu. Sadece bu yollara ne zaman düşeceğimi bilmiyordum. Yollara düşmeye işte böyle karar verdim.

Franz Kafka Prag

Hemen sonrasında Franz Kafka Milena’ya Mektuplar kitabını okudum. Tezer Özlü’gibi ben de Kafka’yla Milena’nın peşine düşmeliydim. Hikayelerinin içine girdikçe kendime dair bir çok şey buldum. Her şeyden önce, ilerde edebiyat alanında çeviriler yapmak isteyen genç bir çevirmen olarak Milena’nın Kafka’nın çevirilerini yapıyor olması benim için gerçekten çok farklı anlamlar taşıyor. Milena’ya Mektuplar’ı okuduğum sıralarda felsefe alanında çok keyif aldığım bir çeviri yapıyordum. Dedim ya doğru zamanda doğru kitabı okumuştum. Belki de içten içe bir Kafka’nın Milena’sı olmak istiyordum.

Tüm bunların farkına varmışken, tam da yurt dışında bir staj yapma imkanı aradığım sırada başka bir şehre gitmek tabii ki de olmazdı. Yine çok şanslıydım ki karşıma ÇekTürk çıktı.

Evet, Tezer Özlü’yle yollara düşmem gerektiğini anladım. Kafka ve Milena’yla yollara düştüm. Peki Prag’da bana kim eşlik edecekti? Doğru zamanda doğru kitabı seçmek belki de varolmanın hafif gibi duran ağırlıklarından. Ya da en azından benim için öyle. Tabii ki bunun üzerine ‘’Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’’nden bahsedeceğim. Prag’da olacağım süre boyunca da rehberim Milan Kundera olacak. Bakalım birlikte neler keşfedeceğiz.

Benim şehirlerim!




Hakkında ne kadar çok okumuş, ne kadar çok araştırmış, ne kadar izlemiş, ne kadar çok şey duymuş olursanız olun; sizin olmayan bir şehre ilk ayak bastığınızda, tüm bildiklerinize kısa bir süreliğine de olsa yabancısınızdır. Çünkü tüm bildikleriniz başkalarının anılarına, anlatılarına, gözlemlerine ve beğenilerine dayalıdır. Bir şehrin sizin olabilmesi için sizin yaşanmışlıklarınız gerekir. Bu şehrin de benim şehirlerimden biri olabilmesi için, burada olduğum süre boyunca çok güzel anılar ve insanlar biriktireceğim.

Tabi ki bir şehri turist olarak gezmekten bahsetmiyorum. Bahsettiğim kısa bir süreliğine de olsa, yabancısı olduğunuz bir yerde kendi düzeninizi kurup, orada yaşamak… Büyüsüne kapılıp 3 aylığına geldiğim bu şehir, beni ne kadar güzel karşılamış olsa da, benim gibi soğuğu sevmeyenler için kısa bir alışma süreci gerektiriyor. Neyse ki havaalanından çıkar çıkmaz, sanki senelerdir burada yaşıyormuşum gibi soğuğa aldırmadan bu şehri kucaklayabildim.

Prag Havaalanı Şehir Merkezi Ulaşım:

Prag havaalanından şehir merkezine ulaşım detaylı blog yazımız için tıklayın. Prag havaalanı transferleriniz için iletişim: info@cekturk.com

Açıkçası buraya gelmeden önce havaalanından kalacağım yere nasıl ulaşım sağlayacağım konusunda biraz gerilmiştim. Ama her şey o kadar kolay işliyor ki… Havaalanından çıkmadan, bilet gişesinden ihtiyacınız olan süreye göre biletinizi alıyorsunuz. Vee gitmek istediğiniz yere göre otobüslerden birine biniyorsunuz.

Prag Havaalanı Otobüsleri ve Shuttle

119:  Bu otobüs;Terminal 1 ( D, E, F) , Terminal 2 ( C, D, E) çıkış noktalarından geçer. Son durak Nádraží veleslavín’dir. Böylelikle A metro hattına ulaşabilirsiniz.  Seyahat süresi yaklaşık olarak 20 dakikadır. 4.15 – 23.30 arası 5 ila 20 dakikada bir kalkar.

100: Bu otobüs; Terminal 1(D,E, F), Terminal 2 (C, D, E) çıkış noktalarından geçer. Zličín durağında B metro hattına bağlanır. Seyahat süresi yaklaşık 20 dakikadır. Şehrin batı yakasına gidecekler için doğru bir tercihtir.

191: Bu otobüs; Terminal 1 ve Terminal 2den geçer.  Na Knížecí ( B metro hattı) – Anděl (B metro hattı) – Vypich – Petřiny (Ametro hattı) – K Letišti duraklarından geçerek metroya ulaşır. Havaalanından Anděl durağına ulaşım süresi yaklaşık 48 dakikadır. 5.00 – 12.30 saatleri arasında hizmet verir.

510: Bu otobüs; Terminal 1 ( D, E, F) noktalarından ve Terminal 2 ( C, D, E) noktalarından geçer. I,P. Pavlova durağına yaklaşık 45 dakika uzaklıktadır. Bu durak C metro hattına bağlanır. Bu otobüsün son olarak Na Beránku durağından geçer. Seyahat süresi yaklaşık 73 dakikadır. Bu otobüs gece otobüsüdür ve sadece 0.15- 5:00 arası hizmet verir. Eğer şehir merkezine gidiyorsanız I.P. Pavlova durağında inmelisiniz. (Wenceslas Meydanı yakınındadır.)

AE: (Airport Express) Bu otobüs; Terminal 1 D çıkış noktasından, Terminal 2 E çıkış noktasından geçer. Bu otobüs; Masarykovo Tren İstasyonu ve Náměstí Republiky olmak üzere sadece 2 duraktan geçer. Seyahat süresi yaklaşık 35 dakikadır.

prague-pt-fare-chart

Prag Havaalanı 119 Nolu Otobüs

Ben 119 numaralı otobüsü kullandım. Böylece A metro hattına ulaştım. Seyahat süresi de oldukça kısa. Bu konuda tek dikkat etmeniz gereken biletinizi onaylatmak. Otobüste bulunan makinalara biletinizi onaylatabilirsiniz. Biletiniz, otobüsten indiğinizde metroda da hala geçerli olacağından tekrar onaylatmanıza gerek olmayacaktır. Aynı zamanda benim gibi ihtiyacınız olandan fazlasını bile düşünüp kocaman bavullarla Prag’a geldiyseniz eğer, bavulunuz için de bir bilet almanız gerekiyor. Bu bileti de yine otobüs bileti aldığınız yerden temin edebiliyorsunuz. (16 CZK) Ve aynı şekilde onaylatıyorsunuz. Ulaşım konusunda beni tek zorlayan kullandığım metro istasyonlarında asansörün bulunmaması oldu. Yükünüz gerçekten ağırsa, siz de benim gibi metro merdivenlerinde bir yaşam savaşı vermek zorunda kalabilirsiniz. Neyse ki herkes oldukça yardımsever ya da ben çok şanslıydım. Halimi her gören bavullarımın ağırlığına aldırmadan onları taşımama yardım etti.

Aklımı en çok kurcalayan ulaşım bölümünü bu kadar kolay atlatıp kalacağım yere de yerleştikten sonra bana, Prag’ı da benim şehirlerimden biri yapabilmek için güzel anılar biriktirmek kalıyor…

Prag havaalanı – merkez ulaşım ile ilgili yazımıza ulaşmak için tıklayınız.

Veee Prag’ı keşfetmeye başlayabiliriz…

Prag’a geldiğim ilk gece bir Hostel’de kalıyorum. Daha ilk gecesinden beni Nazım Hikmet karşılıyor. Yatağımın bir köşesinde bu dizeler yazılı. Bir kere daha ‘’Doğru yerdesin!’’ diyorum kendime.  

Prag gezi listesi yazımız için tıklayın.

Böylece ertesi gün kalacağım yurda yerleşir yerleşmez ne yapmam gerektiğini biliyorum. Ve şimdi Old Town’dayım. Elimde haritam, aklımda Nazım’ın dizeleri… Bir süre sonra haritadan da vazgeçiyor kendimi rastgele sokaklara atıyorum. Sanki bir şeyler beni Vltava suyunun köpüklerine doğru çekiyor. Kendimi birden bire Charles Köprüsü’nde buluyorum. İstanbul gerçekten de benden önce gelmiş buraya. Nazım’ın martı kuşlarıyla selamlaşıyoruz. Hatta bir tanesi bana poz bile veriyor.

Soğuk elverdiğince bu manzarayı seyrediyorum. Martı kuşları atılan ekmekler için kapışırken eksik olan bir şeyler var diyorum kendime. Müzik sesini duyar duymaz tamamlanıyor her şey. Prag sanki benim için her şeyi düşünüyor gibi. Bu şehri gezmenin en keyifli yanı da burada saklı… Arka fonda hep bir müzik sesi… Çeşitlilikleriyse yolculuğunuza eşlik edecek olanı seçmeyi size bırakıyor.

   

Franz Kafka Prag Müzesi

Nazım’la tekrar buluşmak üzere vedalaşıyoruz. Köprüyü geçerken aklıma Kafka düşüyor. Yolun sonunun ona çıkacağını biliyorum. Sırada Kafka Müzesi var. Müze köprünün bitimine 5 dakikalık yürüme mesafesinde. Bu 5 dakika etrafı seyre dalınca uzuyor tabi. Her adımda karşıma bir sanat galerisi çıkıyor. Her adımda daha çok büyüsüne kapılıyorum bu şehrin. Bir yerlerden nefis trdelnik kokuları geliyor. Trdelnik keyfini günün ilerleyen saatlerine bırakıyorum.




Sonunda müzeye ulaşıyorum. Müze’nin girişinde bulunan heykel dikkatimi çekiyor. ‘’İşeyenler’’ heykeli David Černý’nin sürrealist dehasını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bronz 2 heykel, bir su birikintisine işiyorlar. Bu birikintinin Çek Cumhuriyeti haritası formunda olduğunu fark edince şaşırıyorum. Hareketli heykeller işeyerek Çek edebiyatının ünlü sözlerini bu su birikintisine yazıyorlar. Eğer üzerlerinde bulunan numaraya mesaj atarsanız, sizin mesajınızı da bu birikintiye yazacaklardır.

Heykelden sonra heyecanla kendimi müzeye atıyorum. Müze biletlerinin hemen karşısında bulunan hediyelik eşya dükkanından alındığını öğreniyorum. Biletin fiyatı 200 CZK. Yanında bir de fiyatı 55CZK olan ‘’Franz Kafka’nın Prag’ı ‘’ başlıklı Türkçe broşürlerden alıyorum. Bu broşürde Kafka’nın hayatına dokunan mekanlar küçük açıklamalarıyla birlikte teker teker harita üzerinde gösterilmiş. Kafka’nın adımlarıyla Prag’ı keşfetmek için müthiş bir rehber niteliğinde. Biletin üzerindeyse Kafka’nın o bildiğimiz fotoğrafı… Daha önceden defalarca gördüğüm bu kararlı gözler sanki bu defa, karanlık dünyama hoş geldin der gibi bakıyorlar bana.

İçerisi gerçekten de karanlık… Bu defa da Kafka’nın ve onun hayatına dokunanların el yazılarıyla buluşuyoruz. Müzikler ve ışıklandırma sayesinde Kafka romanlarının bir kahramanına dönüşüyorum ve labirent şeklindeki müzede ilerlemeye devam ediyorum. Kafka’nın karanlık dünyasına bu kadar yakından bakmak oldukça büyüleyici. Mutlaka görmelisiniz!

Prag Trdelnik Tatlısı

Detaylı Prag trdelnik tatlısı blog yazımız için tıklayın.

Müzeyi de ardımda bıraktıktan sonra sıra trdelnik’e geliyor. Prag’ın her köşesinde karşınıza çıkan bu nefis tatlıyı siz de mutlaka denemelisiniz. Çikolatalı, dondurmalı, reçelli, kremalı ve ballı gibi birçok çeşidi mevcut. Ben kremalı olanı seçtim. Fırsat buldukça diğerlerini de deneyeceğim. Unutmadan söyleyeyim yanında sıcak şarap da çok iyi gidiyor!

Ve büyülü sokaklarda yürümeye devam ediyorum. Nereye çıkacağını bilmeden, birinden bir diğerine geçiyorum. Bazen kalabalığı takip ediyor, bazen de iç sesimi dinliyorum. Bu arada kalabalıktan bahsetmemek olmaz. Noel olduğu için sokaklar insan kaynıyor. Kalabalığın sarhoş edici neşesi eşliğinde dolaşmak gibisi yok. 

Son olarak Prag’ı keşfetmenin daha da keyifli yollarından bahsedeceğim. Ben yürümeyi seçtim fakat bu şehrin masalına daha çok dahil olmak isteyenler için önerim; fayton ve ya nostaljik arabalar eşliğinde şehri gezmeleri( 4 saatlik bir tur yaklaşık 1200 czk) Böylece şehrin güzelliğine güzellik katacak ve masalsı dokusuna daha çok hayran kalacaksınız.

Siz de Çek Cumhuriyeti’nin tadını çıkarmak, turist olarak gezip görmek öğrenmek veya öğrenci olarak hem okuyup hem de Çekya’nın güzelliklerini değerlendirmek istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz:

info@cekturk.com
+420 775177364